|
||||
| DÜNYA YAŞAYAN BİR CANLIDIR.-W1 |
|
![]() ![]() Tüm bu farklılıkların bir ortak noktası vardır. o da yuvarlak olmaları ve diger gezegenlere görede yuvarlak (elips de yuvarlak olarak düşünülmelidir.) bir hareket halinde olmalarıdır.Gezegenlerin uzay boşluğunda olduğu söylensede aslında boşluğun olmadığı,uzayın tamamen kayıp madde denilen maddeyle dolu olduğu da son araştırmalarda bir nebze olsun anlaşılmaya başlanmıştır.
 ![]() Bu oluşum ve genişleme halen günümüzde devam etmektedir.Fakat bir müddet sonra bu genişlemenin duracağı ve geriye toplanmanın başlayacağı bilimsel olarak anlaşılmıştır..Kısaca başlanılan noktada tekrar toplanılacaktır..Toplanmanın akabinde tekrardan bir büyük patlama ile yeniden kainat oluşacaktır.Burada zamanı algıladığımız zamandan farklı düşünmek gerekir.
''OLUŞ BOZULUŞA TABİDİR'' '' BOZULUS İSE YENİ OLUSUMA TABİDİR''
Kalp atışımız gibi. Burada duralım ve düşünelim. Dünya üzerinde ölen kainatın tekrardan tek noktada toplanmasına yani kıyamete kadar kainatta kalacaktır.Bu araya ise berzah denmektedir.Kıyamet kopunca yani kainat tek noktada toplanınca ve tekrardan patlama olunca yeniden kainat oluşmaya başlayacak ve yeniden diriliş başlayacaktır.Kısaca Dünyanın yok olması bile kıyamete tekabül etmemekte kıyametin kainatın tek nodada toplanıp (mahşer yeri) tekrardan var olmaya başlaması demek olduğu bilinmelidir. Tasavvuf kainatın yaradılış ilmidir.Basite indirgemek yanlış olur. Tüm ilimler var olusu veya var olmuşu inceler. Tıp insan yapamadı ama hala yaratılmışı anlamaya ve tamire çabalıyor.Newton yer çekimini içat etmedi, kafasına elmayı yiyince var olduğunu anladı ve anlattı. İşte tüm ilimler de hep böyledir.Tasavvuf bu ilimlerin tümüdür.Tasavvufu anlamak için bu günkü müsbet ilimleri ve manevi ilimleri iyi bilmek gerekir. Aksi tasavvuf safsatası olmaktan ileri gitmez. Her insan kendi seviyesinden seyreder alemi.''Kah çıkarım gök yüzüne seyrederim alemi,Kah inerim yer yüzüne seyreder alem beni'' diyen işin hakikatine erendir. Tasavvufta dört kapıdan bahsedilir. Şeriat-Tarikat-Marifet - Hakikat bu dört kapıdan geçmeden tasavvufu anlamak mümkün değildir. Şeriatte kalan şeriat yobazı,Tarikatta kalan tarikat yobazı, marifette kalan marifet yobazı olur. Hakikati bulan da Hak ile Hak olur. Saygılarımla Ziya Oğuz Akbulut |
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Nisan 2010 12:13 ) |









Dünyanın yaşayan bir canlı olduğunu hiç düşündünüzmü? Siz düşünsenizde, düşünmesenizde o yaşamına devam ediyor. Kainat denilen aslında yaratılmış bir canlıdır. Doğmuştur,gelişmektedir ve sonunda yaşlanıp ölecektir. Dini tüm anlatımlarda yaşayanların öldükten sonra kıyamete kadar bekliyeceği, kıyamet koptuktan sonra dirilecekleri ,hesaba çekilecekleri ve sonra cennete veya cehenneme gönderilecekleri anlatılır.Tasavvuf kainatın yaradılış ilmini anlalatan ve anlaşılmasına yardımcı olan bir ilimdir.Bu pencereden olayı değerlendirelim. Bilim adamlarının kainatın oluşumu ile ilgili anlattığı Bing Beng (Büyük patlama) teorisine göre;Kainat bir noktadan ibaretken büyük patlama neticesinde oluşmaya başlıyor. Bu oluşumda gazlar yoğunlaşarak gezegenleri, gezegenler ise galaksileri meydana getirerek kainat genişlemeye başlıyor.Bu oluşum neticesinde her bir gezegen bir birinden farklı bir hale giriyor. Bağzıları hala ateş topu halinde etrafına ısı ve ısık yayarken(güneş gibi), bağzıları da soğuyup katılaşmaya ve üzerinde yeni canlılar üretmeye devam ediyor (Dünyamız gibi).Burada dikkat edilmesi gereken canlıların sadece bizim 5 duyu organımızla algıladığımız gibi olmadığıdır. 










