|
||||
| Infrared Isıtma sistemleri |
|
23 Aralık 2009 KİMDEN: Prof. Dr. Yunus Çengel* Nevada Üniversitesi (ABD) Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir KİME: Konuyla ilgilenen kişi ve kuruluşlar (her türlü kullanım ve dağıtım serbesttir) KONU: UFO, AIRFEL ve BENZERİ INFRARED ISITICILAR HAKKINDA BİLGİLENDİRME *Prof. Dr. Yunus Çengel ABD Nevada Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde 1984’ten beri (şimdi emeritus statüsünde) öğretim üyesidir. Yazmış olduğu Thermodynamics: An Engineering Approach ve Heat and Mass Transfer: A Practical Approach adlı enerji bilimi ve ısı transferi ders kitapları (http://www.mhhe.com/engcs/mech/cengel/index.mhtml) Türkçe dahil bir çok dile tercüme edilmiştir, ve başta ABD olmak üzere tüm dünyada mühendislik fakültelerinde yaygın olarak okutulmaktadır. Kendisinin hiçbir ısıtıcı firmasıyla bağlantısı yoktur. Son yıllarda ülkemizde UFO’nun yoğun reklam kampanyaları ile ısıtıcı elemanının kırmızı rengiyle güneşi andıran elektrikli infrared (veya radyant) ısıtıcıların konutlarda kullanımı hızla artmış, ve bu yoğun talep birçok firmanın değişik iddialarla pazara girmesine yol açmıştır. Son olarak AIRFEL diğer infrared ısıtıcılardan %30 daha verimli olduğu iddiasıyla piyasaya girmiş, ve kafalar iyice karışmıştır. Bu makalenin amacı elektrikli infrared ısıtıcıları hakkında doğru bir perspektif oluşturmak ve tüketicilerin abartılı iddiaları bilimsel zeminde değerlendirerek doğru seçim yapmalarına yardımcı olmaktır. Aşağıdaki açıklamalardan anlaşılacağı gibi, infrared ısıtıcılar insanların etrafındaki havayı ısıtmanın mümkün olmadığı açık veya yarı açık sahalar için gayet iyi bir seçenektir, ancak aynı şeyi apartman daireleri gibi kapalı mekanlar için söylemek mümkün değildir. Fizik kanunları: Evrenin görünmeyen anayasası Temel bir bilgi olarak öncelikle şu net olarak bilinmelidir ki UFO ve AIRFEL dahil tüm elektrikli infrared ısıtıcılar rezistanslı ısıtıcılardır (elektrik akımını bir dirençten geçirerek elektrik enerjisinin ısı enerjisine çevirirler), ve markaları ne olursa olsun hepsinin elektriği ısıya çevirme verimi %100’dür. Yani tüm elektrikli ısıtıcılar – ister infrared olsun ister dilimli radyatör, ister yeni olsun ister eski – tükettikleri bir birim elektrik enerjisini çevrelerine bir birim ısı olarak verirler. O yüzden mükemmel şekilde izole edilmiş bir odayı homojen olarak 10 dereceden 20 dereceye ısıtırken tüketilen elektrik enerjisi miktarı ve maliyeti infared olsun veya olmasın tüm elektrikli ısıtıcılar için aynıdır. Bu, en temel bir fizik kanunu olan enerjinin korunumu prensibinin bir sonucudur, ve bu prensip dünyanın yuvarlak olduğu katiyetinde kesindir. Benzer şekilde, ısı kayıpları aynı olan iki dairede yaşıyan ve bir ay boyunca evlerini elektrikli ısıtıcı kullanarak aynı ortalama sıcaklıkta tutarak ısınan iki benzer ailenin ay sonuda ödeyecekleri elektrik faturası da aynıdır – birisinin UFO diğerinin AIRFEL türü bir infrared ısıtıcı veya dilimli bir radyatör kullanıyor olması bu gerçeği değiştirmez. Aksi iddialar bilimsellikten ve ciddiyetten uzaktır, ve iddialara dayanak olarak gösterilen ölçümler ve raporlar bilimsel deney tekniklerine uzak olmaktan başka bir şey ifade etmez. Alınan patent, tasdik, veya sertifikaların da hiç bir önemi yoktur. Bir yıl önce sözde ‘HeatPowerCell’ teknolojisi ile %80 enerji tasarrufu sağladığı iddiasıyla ortaya çıkan ve ısıtıcı piyasasında fırtınalar estiren VECTA ısıtıcılarının hazin çöküşü ve geride bıraktığı binlerce mağdur unutulmamalıdır. Standart ısıtma sistemleri: İçerideki havayı ısıtır, ısınan hava da insanları Ev ve işyerlerinde kullanılan en cazip ısıtma sistemi, ev veya işyerini sabit bir sıcaklıkta tutarak en yüksek seviyede konfor sağlıyan merkezi veya kat kalorifer sistemleridir. Bu sistemlerde kömür, petrol ürünleri, veya doğalgaz yakılarak ısıtılan sıcak su, kalorifer peteklerinden geçerken ısısını çevresindeki havaya aktarmakta, ve ısınan hava genleşip yükselirken boşalan yere aşağıdan daha soğuk havanın gelmesiyle oluşan sirkülasyonla oluşan hareketle sıcak hava tüm odaya yayılmaktadır. Isınan hava da o odada yaşıyanları çepeçevre kuşatıp sıcak tutarak ısınmayı sağlar. Yaşam sahasındaki havanın ısıtılmasına dayalı olan bu ısıtma sistemine konveksiyon veya taşınım sistemi denir. Kalorifer peteği görünümündeki elektrikli dilimli radyatörler de içinde bulundukları ortamı bu mekanizma ile ısıtmakta, ve tekerlekleri sayesinde odada istenilen yere konup, yazın da depoya kaldırılmaktadır. Odaya birden fazla petek veya radyatör yerleştirerek veya fanlı sistemler kullanarak ısınan havanın uzaktaki yerlere daha hızlı ulaşması ve sıcaklık dağılımının saha homojen olması sağlanabilir. Ancak fan gürültüsü ve artan hava hızı hassas kişileri rahatsız edebilir. Kalorifer peteklerine termostatlı vana takılarak oda otomatik olarak istenilen sıcaklıkta tutulabilir, ve böylelikle hem yüksek konfor hem de enerji tasarrufu sağlanabilir (içerisi çok sıcak oldu diye kışın kalorifervanasını kısmak yerine pencere açanların kulakları çınlasın). Ayrıca, yüksek tavanlı binalarda, ısınan havanın yükselmesinden dolayı tavan ile taban arasında ciddi sıcaklık farkları oluşabilir, ve insanların hareketi bu durumda etkin hava karışımı için yetersiz kalabilir. Tavana takılan bir fan ile bu havanın aşağıya ittirilmesi tavandan ısı kaybını azaltacağı için ilave enerji tasarrufu sağlıyabilir. Yukarıda izah edilen ve yaşam sahasındaki havanın ısıtılmasına dayanan klasik sistem tüm dünyada standart ısıtma sistemi olarak bilinir, ve ısıtma denince akla gelen mekanizma budur. Bu sistemin değişik bir versiyonu, döşeme içersine veya altına sıcak su boruları (veya elektrik rezistanslı ısıtıcılar) döşeyerek önce döşemenin ve ardından da ayak seviyesinden başlıyarak havanın ısıtılmasına dayanan ‘yerden ısıtma sistemleri’dir. Bu sistemler kapı-pencere aralıkları yoluyla dıştan sızıp ağır olduğu için yere sinen soğuk havayı öncelikle ısıttığından kışın ayaklarının bir türlü ısınamamasından şikayet edenlere son derece cazip bir seçenek olabilir. Isıtılan döşeme yüzeyi tavan, duvar, pencere gibi yüzeylerin yanı sıra insan vücudu ile ışınımla ısı alışverişinde bulunur. Ancak UFO ve benzeri infrared ısıtıcılara kıyasla döşeme yüzey sıcaklığı çok daha düşük olduğundan ve ısıtma çok daha geniş bir alandan yapıldığından döşemeden ısıtma çok daha yüksek konfor sağlar. Ayrıca, pencerelerde ısıcam özellikli çift cam ve duvar ile çatılarda mantolama türü yalıtım uygulamalarıyla ısıl konfor ve enerji verimliliği arttırılabilir. İnvertörlü Klimalar: Elektrikli ısıtıcılardan bir kaç kat daha verimli Son yıllarda kullanımı gittikçe artan klimalar, bir yakıt yakmadan veya elektrik rezistansları kullanmadan havanın ısıtıldığı alternatif bir ısıtma sistemi sunmaktadır. Klimalar bilindiği gibi yaz aylarında ev ve işyerlerini soğutmak için sıcak yörelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Klimaların çalışma prensibi aslında buzdolaplarınınki ile aynıdır. Ancak klimalar yiyecek bölümü yerine odayı soğutmaya çalışırlar ve bunu da içeriden aldıkları ısıyı dış üniteden dışarıdaki daha sıcak ortama atarak yaparlar. Klimaların cazip bir özelliği kışın ısı akış yönlerinin tersine çevrilerek ısı pompası olarak kullanılabilmesi, ve dışarıdaki soğuk havadan emilen ısıyı içeriye taşıyabilmesidir. Ve bunu da gayet verimli olarak yapmasıdır. Kışların nisbeten yumuşak olduğu bölgelerde klimalar, bilhassa invertörlü olanlar, dışarıdaki soğuk havadan ısı emerek tükettikleri her 1 birim elektrik enerjisi için odaya yaklaşık 3 birim ısı aktarmakta, ve böylece 1 birim elektriği 1 birim ısıya çeviren elektrikli rezistans ısıtıcılarına göre 3 kat yüksek performans sergilemektedirler. Yani kış performans katsayısı 3 olan (ki yaygın bir değerdir) bir klima aynı odayı bir ay boyunca aynı seviyede 60 TL yerine sadece 20 TL’lik elektrik tüketerek ısıtmaktadır. Ayrıca, aynı miktar elektrik tüketerek oda sıcaklığını istenen seviyeye örneğin 15 dakika yerine üçte bir zamanda yani 5 dakikada getirmektedir. İnvertörlü klimaların fiatı infrared veya dilimli radyatör ısıtıcılarına göre çok daha yüksektir. Ancak ısıtmadaki düşük işletme maliyetleri ve ilaveten yaz konforu da sağladıkları dikkate alınırsa, invertörlü klimalara yapılan yatırım uzun vadede gayet akıllıca bir yatırım olabilir. İnfrared Isıtıcılar: Görüş açısı içindeki insanları ve diğer yüzeyleri doğrudan ısıtırlar Ev veya işyerlerinde iç havanın ısıtılmasının pratik olmadığı durumlarda insanlar ve diğer yüzeyler yüksek sıcaklıktaki ısıtıcıların yaydığı ışınlarla doğrudan ısıtılabilir – aynen güneşin bizi ve ışınlarının çarptığı halı ve duvar gibi yüzeyleri ısıtması gibi. Havayı ısı kaybetmeden geçerek yüzeyleri doğrudan ısıtan bu ısınma mekanizmasına ışınım veya radyasyon denir, ve bu mekanizma ile ısınma sağlıyan cıhazlara da radyant veya infrared ısıtıcılar adı verilir. Bu ısıtıcılara infrared denmesinin sebebi, yayılan ışınların dalga boylarının elektromanyetik tayf içerisinde kırmızı ötesine (infrared bölge) karşılık gelmesi, ve dolayısı ile bu ısıtıcıların filaman denen ve sıcaklıkları 1000 ̊C civarında tutulan ısıtma elemanlarının alkor halinde görülmesidir. Bir kısım infrared ısıtıcıların enerji kaynağı LPG ve doğalgaz gibi yakıtlardır, ve yanma iç mekandaki oksijeni kullanarak sağlanır (ki kirlenen hava başağrılarına sebep olabilmektedir). UFO ve AIRFEL gibi piyasada yaygın olarak satılan infrared ısıtıcılar ise elektrik enerjisi tüketir, ve elektriği rezistanslarında yüksek sıcaklıkta ısıya dönüştürerek çalışırlar. Bu tür ısıtıcılar değişik endüstriyel uygulamalarda de yaygın olarak kullanılmaktadır. İnfrared ısıtıcılar değişik yüksekliklerde seyyar ayaklara takılabildiği gibi duvar ve tavanlara da kalıcı olarak monte edilebilirler. Radyant ısıtıcı tabiri, nispeten düşük sıcaklıkta olan (200 ̊C gibi) ve dolayısı ile rengi kırmızıya dönmeyen ve tavanlara levha halinde monte edilerek aşağıdaki insan ve yüzeyleri düşük yoğunlukta ışınımla homojen olarak ısıtan ısıtıcılar için de kullanılmaktadır. Kuru hava, içinden geçen ışınları emmediği için ısınmaz, ve ışık hızında hareket eden bu ışınlar sonunda bir yüzeye çarpıp kısmen ve bir kaç yansımadan sonra tamamen emilip ısıya dönüşürler. Böylelikle yüzeyler ısıtıcıdan uzak bile olsalar kısa zamanda ısınırlar. İnsana çarpan ışınlar insanı, mobilya ve duvar gibi diğer yüzeylere çarpan ışınlar da bu yüzeyleri ısıtır. UFO ve AIRFEL gibi infrared ısıtıcılar ilk olarak elektrik enerjisini filamentlerinde (ki quartz tüp, seramik, metal kaplama, ve karbon gibi birçok tipleri vardır) mümkün olan en yüksek oranda ışınlara çevirirler, ve bu ışınları yüksek parlaklıktaki reflektörleri yardımıyla istenilen açıda yönlendirirler. İnfrared ısıtıcılar için ilk performans parametresi, elektrik enerjisinin ışınıma çevrilme oranını ifade eden ‘radyant verim’dir. Diğer bir performans parametresi de yansıtıcı yüzeyin kendisine çarpan ışınları yansıtma oranını ifade eden ‘yansıtma verimi’dir. Yüksek kaliteli filamentlerin radyan ve yansıtma verimleri %90’ın üzerindedir. Tüketilen elektriğin ışınıma çevrilmiyen ve yansıtılmıyan kısmı aynı bölgede ısıya çevrilir, ve bu ısı havaya aktarılır. Havanın ısıtılmasında kullanılan bu kısım enerji açık veya yarı açık mekanlarda veya geniş bir hacimde spot ısıtması için kullanılan infrared ısıtıcılar için bir kayıp teşkil eder, çünkü ısıtıcıdan havaya aktarılan bu enerjinin bir faydası yoktur. Ancak kapalı mekanlarda kullanılan infrared ısıtıcılar için radyant ve yansıtma verimlerinin önemi daha azdır ve bu bir kayıp sayılmaz. Çünkü infrared ışınlar da sonunda yüzeyler tarafından emildikten sonra havayı ısıtmak ve iç mekan sıcaklığını arzu edilen sıcaklık derecesine getirmek için kullanılır. Mükemmel şekilde izole edilmiş bir odada daimi şekilde çalışan örneğin 1800 Watt’lık bir infrared ısıtıcı odayı istenen bir ortalama sıcaklığa radyant ve yansıtma verimi ne olursa olsun aynı sürede getirir. Ancak yüksek verimli bir radyant ısıtıcı, görüş sahasındaki insanlar için havanın ısınma sürecindeki ilk dakikalarda daha etkin bir ısıtma sağlar. İnfrared ısıtıcılar ilk açıldıklarında filamentlerinin işletme sıcaklığına erişme süresi filamentin termal kütlesine bağlı olarak değişir, ama bu süre saniyelerle ifade edilir. Örneğin karbon filamentler için bu süre bir saniyeye kadar inebilir. Tabii hızla ısınan filament, ısıtıcı kapatıldığında aynı hızla soğuyacaktır. Isıtıcının hızla devreye girip çıkması hassasiyetle kontrol edilmesi gereken bazı endüstriyel prosesler için büyük bir avantaj sağlıyabilir; ama açık veya kapalı mekan ısıtmasında böyle bir avantaj söz konusu değildir. Kapalı mekan ısıtmasında kullanıldığında, düzgün tasarlanmış bir radyant ısıtıcı veya döşemeden ısıtma sisteminin sağladığı önemli bir avantaj, daha düşük oda sıcaklığında yeterli ısınma sağlaması, ve daha düşük sıcaklıktaki bir mekanın ısı kaybı daha az olacağından enerji tasarrufu sağlamasıdır. Bunun sebebi insanlardaki ısı kaybının önemli bir kısmının kendisini çevreleyen duvar, tavan, taban, gibi yüzeylere ışınımla olan ısı kaybı olması, ve infrared ısıtıcıların bu yüzeylerin bir kısmını ısıtması sonucu bu kaybın azalmasıdır. Dolayısı ile ısıl konfor düşük hava sıcaklıklarında temin edilebilir. Döşemeden veya sıcak su ısıtmalı radyant panellerle tavandan ısıtılan mekanlarda bu etki açıkça görülebilir. Ancak ısınan duvar ve pencere yüzeylerinden dışarıya daha fazla ısı kaçabileceğinden bu durumda dış cephe yalıtımına daha bir özen gösterilmelidir. İnfrared Isıtıcılar ve Isıl Konfor İnfrared ısıtıcılar güneşin ısıtmasına benzer olarak ışınım mekanizması ile ısıtırlar (tabii infrared ısıtıcılardan farklı olarak güneşten gelen ışınların yaklaşık yarısı ışık ışınlarıdır), ama güneşle olan benzerlik burada biter. Güneş bizden çok uzak olduğu için biz hareket ederken üzerimize düşen güneş enerjisinin yoğunluğu değişmez. Ama infrared ısıtıcılar için durum böyle değildir, ve bir mekanda bazı kısımlar yüksek yoğunlukta ışın alırken diğer kısımlar düşük seviyede ışın alıyor olabilir. Oda gibi kapalı mekanların genellikle tek bir ısıtıcı ile ve dolayısı ile tek bir noktadan ısıtılıyor olması, durumu daha kötü yapar. Ayrıca, ısı ışınlarının şiddeti ısıtıcıdan olan mesafenin karesi ile ters orantılıdır. Yani ısıtıcıdan 2 metre uzaklıkta olan bir kişi 4 metre uzaklıkta olan bir kişiye oranla 4 kat daha fazla doğrudan ısı ışınlarına maruz kalmaktadır. Bu dengesiz ısınma ısıl konforu ciddi olarak tehdit etmekte, ve hatta rahatsızlıklara sebep olmaktadır – ısıtıcıya çok yakın olanların uzaklaşmak zorunda kalması ve uzak olanların da yeterince ısınamaması gibi. Hatta ısıtıcıya doğru mesafede olan bir kişi bile pek konfor içinde sayılmaz, çünkü kişinin ısıtıcıya dönük tarafı yeterinde ısınırken diğer tarafları hiç ısınmıyor olabilir. Tek ısıtıcı ile ısıtma yapıldığı durumlarda dengesiz ısınma büyük mekanlar için daha büyük bir problem olacaktır. İnfrared ısıtıcıların yeterince konfor sağlıyabilmesi için yer seviyesinde ısı ışınımı dağılımının yeterince homojen olması gerekir. Bu homojen dağılım ise çok defa birden fazla ısıtıcı kullanımını gerektirir – aynen yer seviyesinde homojen bir aydınlanmanın sağlanması için büyük bir lamba yerine toplam gücü aynı olan bir kaç lambanın kullanılmasının gerekebildiği gibi. Yapılan araştırmalar, insanların infrared ısıtıcıların konfor seviyesini standart ısıtıcılara kıyasla daha düşük bulduğunu göstermektedir. İnfrared Isıtıcılar: Açık ve yarı-açık mekan ısıtması ile spot ısıtma için iyi bir seçim İnfrared ısıtıcıların rakipsiz olduğu bir uygulama alanı balkon ve tribünler gibi açık sahalar ile tamirhaneler gibi yarı açık mekanlardır. Açık veya yarı açık mekanlarda daimi bir hava hareketi olduğu için bu tür yerlerde havayı ısıtarak insanları ısıtmak mümkün değildir. Çünkü hava bir şekilde ısıtılsa bile sıcak hava açık bir ortamda tutulamaz. O yüzden bu tür yerlerde ısınma için tek seçenek ışınım mekanizmasının devreye sokulmasıdır, ve bu da infrared ısıtıcılarla olur. Ancak, soğuk havada kamp ateşiyle ısınmaya benzer olarak, infrared ısıtıcılarla yeterli konfor sağlanması zordur, ve tatminkar sonuç almak için uygulamanın doğru şekilde yapılması gerekir. İnfrared ısıtmada birim yüzeye düşen ısı miktarı ısıtıcıdan uzaklaştıkça azalır – aynen aydınlanma şiddetinin lambadan uzaklaştıkça azalması gibi. O yüzden termal konfor için insanların yoğun olduğu yerlere düşen infrared ısı ışınları mümkün mertebe homojen olmalıdır. Bu da yüksek güçlü tek bir ısıtıcı yerine birden fazla düşük güçlü ve doğru şekilde konumlandırılmış ısıtıcı kullanılması ile olur. Böylelikle kişi bir ısıtıcıdan uzaklaşırken diğerine yaklaşır ve maruz kaldığı ısı akısında aşırı bir oynama olmaz. Ayrıca, tek yön yerine aynı anda iki değişik yönden infrared ısı alan kişiler daha dengeli ısınacaklarından ısıtma sistemini daha tatminkar bulacaklardır. Isı ve ışık ışınları arasındaki paralelliği göz önüne alırsak, şu soru infrared ısıtıcılarının yeri ve sayısı hakkında ışık tutucu olabilir: Eğer ısıtmak istediğimiz yeri aydınlatacak olsaydık, yeterince homojen aydınlanma için nereye hangi güçte kaç lamba takmamız gerekirdi? Tabi ısıtıcı sayısı toplam maliyeti direk olarak etkilediğinden maliyet ile ısıl konfor arasında uygun bir denge kurulmalıdır. İnfrared ısıtıcıların ön plana çıktığı diğer bir uygulama sahası, tümüyle ısıtılması söz konusu olmayan geniş hacimli bir ortamda spot veya sınırlı bölge ısıtması yapılmasıdır. Örneğin büyük bir üretim sahasının sadece bir kısmında üretim yapılıyorsa, o kısım yukarıya floresan lambalar gibi infrared ısıtıcılar asarak gayet etkin ve ekonomik olarak ısıtılabilir. Bazı insanların başlarının fazla ısınması gibi şikayetler giderilebilirse, bu yaklaşım yüksek tavanlı binalarda ve üretim alanlarında da tatminkar sonuçlar verebilir. Böylelikle ısınan havanın yükselip çatıya yakın kısımlarda toplanmasının sebep olduğu ısı kayıpları (bilhassa çatı yeterince yalıtılmamış ise) azaltılmış olur. Son olarak, kısa süreli veya geçici ısıtmaların yapıldığı yerlerde de – işçi veya öğrencilere öğle yemeği verilen kafeteryalar gibi – infrared ısıtıcılar saniyelerle ifade edilen kısa sürelerde ısıtmaya başladığı için gayet uygun bir seçim olabilir. İnfrared Isıtıcılar: Ev ve işyeri gibi kapalı mekan ısıtması için kötü bir seçim Oda gibi kapalı mekanlarda infrared ısıtıcıdan gelen ısı ışınları emerek ısınan yüzeyler bu ısıyı yakın çevrelerindeki havaya aktarır ve hava bu yüzeylerden başlıyarak ısınmaya başlar. Isınan hava yükselerek hava hareketlerini tetikler ve ısı standart ısıtıcılarda olduğu gibi daha geniş bir alana yayılarak ortamı ısıtır. Kapalı alanlarda kullanılan infrared ısıtıcılar genellikle termostat kontrollüdür ve oda sıcaklığı belli bir seviyenin altına düşünce devreye girip oda sıcaklığını istenen seviyede tutmaya çalışır – aynen termostat kontrollü kalorifer petekleri veya elektrikli dilimli radyatörler gibi. Oda sıcaklığını belli bir derecede (örneğin göğüs seviyesinde 22 ̊C) tutmaya ayarlanmış bir infrared ısıtıcı, odayı aynı derecede tutmaya ayarlanmış bir dilimli radyatör veya UFO gibi farklı bir infrared ısıtıcı ile aynı miktar elektrik tüketir, ve o odanın aylık ısınma faturası her ısıtıcı türü için aynı olur. O yüzden AIRFEL’in Energy Saving Heater (ESH) logosuna dayanak olan %30 enerji tasarrufu iddiası gerçek dışıdır. İddianın deneylere dayalı olması ve deneylerin standartlara uygun yapılmış olması durumu değiştirmez (bunun çok örnekleri vardır). Çünkü aynı oda sıcaklığı için – ki AIRFEL web sitesindeki ürün tanıtımlarında “Homojen oda sıcaklığı elde etmek için özel tasarlanmış hava kanallı gövde” tasarımını ve “oda termostatı ile sabit oda sıcaklığı”nı dikkate vermektedir – dışarıya olan ısı kaybı aynıdır, ve bu durumda ısıtıcıların yapacağı tek şey dışarıya kaybolan ısıyı eşit miktarda elektrik enerjisi ile telafi etmektir. Termostat yapısı ve ayarlarına bağlı olarak ısıtıcıların devreye girip çıkma sıklığı ve farklı sıcaklık dalgalanmaları konforu etkiliyebilir, ama aynı ortalama oda sıcaklığı için bunların toplam enerji tüketimine ciddi bir etkisi söz konusu değildir. Konutların normal kat yüksekliği 2.5 ile 3 metre arasında değişir ve infrared ısıtıcılar genellikle duvarlara tavan seviyesinin oldukça altına monte edilmektedir. Çatı yüksekliğinin böyle düşük olduğu mekanlarda ışınımla konforlu bir ısınma sağlamak mümkün değildir. O yüzden kat yükseklikleri normal olan ev ve işyerlerinde infrared ısıtıcıların yeterli konfor sağlamalarının tek yolu içinde bulundukları ortamın havasını ısıtmaktır ki bu işi fiatı aynı güçteki marka infrared ısıtıcı fiatının dörtte biri olan dilimli radyatörler aynı miktar elektrik enerjisi kullanarak daha iyi yapar – hem de hiç göze batmadan. Zaten ABD ve birçok modern ülkede uygulanan ASHRAE/IESNA 90.1-1989, 90.1- 1991 ve 90.1-2004 standartları radyant ısıtıcı kullanımını açık sahalara hasretmekte, kapalı mekan kullanımına ciddi sınırlamalar koymaktadır. İlgilenenlerin bilgisine sunulur. Prof. Dr. Yunus Çengel |
| Son Güncelleme ( Cuma, 25 Aralık 2009 05:10 ) |


















